|
Bilgi Kitabı'nda direkt olarak
Yüksek benlik kelimesi kullanılmamıştır. Ancak Bilgi
Kitabı'nın aşağıdaki cümlelerinden Yüksek Benliklerin ve
Yüksek Benlik sarmalının varlığı açıkça ortaya çıkmakta,
Sadıklar Planı bilgileri teyit edilmektedir.
"Sizler,
Doğa koşullarına göre Bedenlenmiş, Biyolojik birer
Kompitursunuz." (Bilgi
Kitabı Fas.10-Sh.83)
İnsan'ın aslında, biyolojik
hücrelerden meydana gelen, yiyen, içen, beslenen canlı bir
Kompitur-Bilgisayar olduğu açıklanmaktadır.
Bilgisayar, Bilgisayarı yapan
kişinin, Bilgisayara yüklediği çeşitli programlara göre işlemler
yapar, Bu bilgisayar, canlı olduğuna göre, hareket eden, yiyen,
içen, aktiviteler yapan, olaylara karışan bir varlıktır.
Bilgisayarı yapan, Bilgisayara programlar yükleyen varlık,
yani Bilgisayara talimatlar veren, yönlendiren varlık
Kuklacı'dır. Programlara uyan, talimatlara uygun hareket
eden, istenilen aktiviteleri yapan varlık (İnsan) ise Kukla
olmaktadır.
"10-
Aslında etten bir Robotsunuz, bir Kompitursunuz."
(Bilgi Kitabı Fas.11-Sh.94)
Burda da, İnsan'ın etten, kemikten oluşan,
enerjisini yiyecek ve
içecekten alan canlı, biyojik hücrelerden oluşan bir
Robot olduğu açıklanmaktadır.
Robot, kendisine yüklenen programlar
çerçevesinde hareket eden, aldığı talimatlara aynen uyan,
içindeki programlara uygun aktiviteler ve işlemler yapan
mekanik-elektronik mekanizmadır. Ancak buradaki Robot, canlı
hücrelerden meydana gelen biyoljik bir varlıktır. Yani Insanın
açıkca Robot, Kukla benzerliği olduğu
açıklanmaktadır. Bu durumda Robotu yapan, inşa eden, programlar
yükleyen, Robotu yöneten, yönlendiren varlık da Kuklacı
olmaktadır.
"Her
insan, bulunduğu her Boyutta kullandığı her Beden ile Biyolojik
bir Bütünlüktür. Bulunduğunuz Ortamın Dili ile konuşulur ise,
Biyolojik bir Robottur."
(Bilgi Kitabı Fas.48-Sh.469)
Yukarıdaki açıklamanın
"Bulunduğunuz Ortamın Dili ile konuşulur ise, Biyolojik bir
Robottur" cümlesi yine
İnsan'ın, yiyen, içen, beslenen, canlı biyolojik bir robot
olduğunu teyit etmektedir. Dolayısıyla Robotu, inşa eden,
programlayan, yöneten, yönlendiren varlık Kuklacı'dır.
Robot (İnsan) ise Kukla'dır.
Yukarıdaki açıklamanın
"Her insan, bulunduğu her
Boyutta kullandığı her Beden ile Biyolojik bir Bütünlüktür."
şeklndeki 1.ci cümlesi ise önemli bir bilgiyi açıklamaktadır.
İnsan, 7 Evrim Boyutunda yaşayarak Evrimini
tamamlar. İnsan, 7 Evrim Boyutunun hepsinde, hücrelerden
oluşan, canlı, biyojik bedenlere sahip olmaktadır. Yani
İnsan bulunduğu ve bulunacağı bütün boyutlarda canlı hücrelerden
yapılmış, yiyen, içen canlı biyolojik bir bedene sahip
olmaktadır.
İnsan Dünyada, Spatyomda, Evrimi boyunca
ulaşacağı Venüs, Mars, Merkür, Plüton,
Neptün, Uranüs, Jüpiter, Satürn hatta (ulaşabilirse) Beta
Nova da bile canlı Biyolojik Bedene sahip olacaktır.
Boyut yükseldikçe Bedeninin seyyaliyeti-frekası artacak, artan
frekans nispetinde de bedensel yetenekleri de artacaktır.
Hücresel frekanslar yükseldikçe, Bilinç de yükselecektir.
Yukarıdaki Bilgi Kitabı cümlelerinden,
Kukla tabirinin İnsanlar için kullanıldığı açıktır.
Kainatlar nizamına hizmet etmesi için var edilen bu
Robotların-Kuklaların (İnsanların) programlarını kim
yazmış, kim yüklemiştir. Kuklayı yaratan, programlayan ve
yöneticisi kimdir. Yani Kuklacı kimdir ?
Aşağıdaki Bilgi Kitabı cümleleri, İnsanın
Dünya üzerinde yaradılışının, çok kısa özeti olup sonunda
Kuklacı'nın kim olduğu açıklanmaktadır.
"Sistemlerin ve Nizamların daha
teessüs etmediği Dönemlerde, ilk Kurulan Düzenin Dünyanıza
transferinden önce, her şey bir Hazırlık Boyutunda, Ön Hazırlık
olarak bir Programa alınmıştır. Ancak bu Hazırlıktan sonra
Dünyaya transferler yapılmıştır. Bu Hazırlık iLONA
Takımyıldızlarının Sol Boyutuna düşen bir Boyutta Odaklaşmıştır.
Ve bu kurulan Düzene, Adem Boyutunda bulunan birçok Ademler
transfer edilerek, bu Boyuttan Planetinize Ulaşım - Çalışma
Programları Biyolojik ve Doğal Laboratuvarların önce nakil
oluşumları gerçekleştirilmiştir. Ancak bunlar temin edildikten
sonra Planetinize ilk Üçlünün transferleri yapılarak Üretim
Sistemi devreye alınmıştır......."
(Bilgi Kitabı Fas.54-Sh.534)
"İlona
Takımyıldızları, ikinci Evrene en yakın kapı olduğu için, önce
buraya Sizin Adem, Havva dediğiniz Dostlar, ikinci Evrenden
Birinci Evrene buradan transfer olmuşlardır. Bu Dostlar ilk
transferdir. Ve buraya Üçlü Kot olarak gönderilmişlerdir. Bunlar
ADEM-HAVVA-ŞEYTAN'dır......"
(Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.204)
"ikinci Evrenden gelen Dostlar,
İlona'ya en yakın Planet olarak seçilen Dünyanızda Enerjiyi
yoğunlaştırarak, suyu meydana getirmişlerdir. Ve yaptıkları
Teknolojik çalışmalar ile Planetinizi bir Laboratuvar olarak
kullanmışlardır. BALÇIK-SU-NUR, yani 1- Çamur, 2- Su, 3- Kozmik
Işınlar, Üçü birleşerek Amino asitleri ve tek Hücreyi meydana
getirmiştir. Dünya laboratuvarında bu tek Hücre daha değişik bir
Boyutun Kozmik Enerjisine tabi tutulmuş ve Hücre üremesi temin
edilmiştir. Bu üreyen Hücreler, birden ikiye, ikiden dörde,
dörtten sekize, sekizden on altıya, otuz ikiye, altmış dörde ila.....
çoğalmıştır. Bu şekilde muayyen adetlere göre çoğalan Hücrelerde
bir çalışma yapılmış ve her bir Hücre tek tek, ayrı ayrı çok
değişik Boyutların Enerjileri ile Güçlendirilerek değişik türler
meydana getirilmiştir........"
(Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.204)
"Daha sonra
bu Ceninler, Dünya Laboratuvarlarından alınarak ikinci Evrene
götürüldüler. Ve o Ortamın direkt Kozmik Bilincine göre
Programlanarak, Bizim Genlerimiz ve Öz Enerjilerimizle
Aşılandılar (Öz Enerji Bizim Bedensel Enerjimizdir). Bu
şekilde meydana gelen Cenin ile İnsan Nesli türemiş oldu. Ve
Sizin Bedensel şekliniz Bizim şeklimiz ile Var oldu ( Bu türe
İnsanoğlu denir )....... "
(Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.205)
Son paragraftaki altı çizili
Ve o
Ortamın direkt Kozmik Bilincine göre Programlanarak, Bizim
Genlerimiz ve Öz Enerjilerimizle Aşılandılar (Öz Enerji Bizim
Bedensel Enerjimizdir) şeklindeki
cümle, Kuklacı'yı yani Yükek Benliğimizin kim
olduğunu açıklamaktadır.
Bizlere GEN'lerini veren, Bedensel
Enerjilerini aşılayan yani Bedensel Hücrelerini veren
ADEMOĞULLARI, yani Adem ve Havvalar olarak bildiklerimiz,
İnsanoğullarının Yüksek Benlikleri, Ulvi Benleri,
Özgenleridir. Sadıklar Planı ifadesiyle ADEMOĞULLARI,
Kuklacı'mızdır.
Sadıklar Planında anlatılan "Kuklacı'nın
beyni gene onun kendi kendi Yüksek Benliğine bağlıdır. Yani
Kuklacı da Yüksek Beninin bir Kuklasıdır. Bu bağlılık, Evrensel
bir mekanizma içersinde sonsuzu kadar gitmektedir." ifadesi
de Bilgi Kitabı tarafından teyit edilmektedir.
"...Bütünün ve Evrensel Nizamın
isleyiş tarzı, aynı Sistemin en ufak parçaya yani Zerreye
yansıtılışıdır. İnsanın, Kainatların ve Doğanın çalışma
Nizamı, Atomun çalışma Düzeni ile eşdeğerdir."
(Bilgi Kitabı Fas.32-Sh.299)
Yukarıdaki cümlenin anlamı şudur. Bütünün ve Evrensel Nizamın
isleyiş tarzı, Makro da nasılsa, mikro da öyledir.
Mikro da nasılsa, Makro da öyledir. İnsanoğlu nasıl
yaratılmışsa, tüm varoluşta var edilen varlıklar da aynı şekilde
var edilmişlerdir. Dolayısıyla her var eden, var ettiği varlığa
genlerini vermiş, yani bedensel hücrelerini vermiş ezel ebed
Yüksek Benliği olmuştur.
Bu nedenle, Bütün Yüksek Benlikler, var ettiklerinin ve var
ettiklerinin de var ettiklerine zincirleme bağlantılarla, tüm
alemi, tüm yaşamı onların gözüyle görmekte, onların kulaklarıyla
duymakta, onların düşüncelerini okumaktadır.
Nitekim, Yüce Matu (O) zincirleme bağlantıyı
şöyle anlatmaktadır.
"Bugüne
kadar Sizin gözünüz ile gören Ben, Sizin soluğunuz ile
soluklanan Ben, Sizler ile Sizleri duyan Ben...... "
(Bilgi Kitabı Fas.48-Sh.452)
Bu zincirleme bağlantıyı Bilgi Kitabı da, açık olarak şöyle
anlatmaktadır.
"
O Size Şah Damarınızdan daha yakındır. O'na ulaşabilecek bir Güç
Potansiyelini kazanabilen her Bilinç, Sizde meknuz olan
O'nun Enerjisinin yardımı ile, O'nunla çok yakın iki Dost gibi
konuşabilir."
(Bilgi Kitabı Fas.38-Sh.362)
Yaradılış sırasında son kademe olan
İnsaoğluna, (O) nun şah damarımızdan daha yakın olması,
yani resmen içimizde olması,Yüksek Benlikler sarmal zinciriyle
mümkün olmaktadır.
Yaratılışı kısaca özetlersek,
İlk Varoluş kademesinden aşağıya
doğru aynen 7 kere tekrar edilerek Bizim (İnsanoğlunun)
içinde bulunduğu kaba Madde Alemlerine kadar gelmiştir.
1.ci var oluş-doğal olan
varoluş, Atlantalılar : Allah, Kadiri Mutlak ve
Yaradan'ları yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak
bağlanmışlardır.
2.ci varoluş olan Allah,
Kadiri Mutlak ve Yaradan'lar ise Kozmik Beyin'leri
yaratarak Onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.
3.cü varoluş olan Kozmik
Beyin'ler ise, Ulu Güç'leri yaratarak onlara Yüksek
Benlik olarak bağlanmışlardır.
4.cü varoluş olan Ulu Güç'ler
de, Rab, Rahman ve Rahim'leri yaratarak onlara Yüksek
Benlik olarak bağlanmışlardır.
5.ci varoluş olan Rab,
Rahman ve Rahim'ler de, Adem'leri yaratarak onlara
Yüksek benlik olarak bağlanmışlardır.
6.cı varoluş olan Adem'ler
ise, İnsan'ları yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak
bağlanmışlardır.
7.ci varoluş olan İnsan'lar
da henüz Evrimlerini tamamlama, yani Evrim Özleri Özgen
olma ve Yüksek Benlik'lerine ulaşma çabası içindedirler.
Her Varoluş, yarattığı Varlıklara
görünmez Enerji Telleri ile bağlanmış, bağlandığı
Varoluşun Yüksek Benliği, Evrensel Sesi, Vicdanı,
Yönlendiricisi ve Koruyucusu olmuştur.
Bütün Alemlerde, Yüksek Benlikler
ezel-ebet yolunda, her boyuttan, zincir halkaları gibi hepimizin
içindedir. Bu nedenle, Yüce matu (O) her an Bize ulaşabilmekte,
Bizde frekans ve bilincimiz (Evrimimiz) nispetinde Yüce Matu (O)
dahil, tüm Yüksek Benliklerimize ulaşma imkanına sahip
bulunmaktayız.
Not. Aşağıda okuyacağınız Bilgi Kitabı cümleleri aslında
yukarıda anlatılmaya çalışan bilgileri mükemmel bir şekilde
özetlemektedir.
"Evrimini
tamamlamış bir Varlığın aslında iki Özgeni vardır. Birisi ilk
Varoluşta bozulmamış ilk Özgendir ( Buna Asil Gen denir ).(Yukarıda
anlatılan Yüksek Benlik budur.)
ikincisi, Aşılama Metodu ile birçok ileri Genlerle rejenere
edilen Genlerin, Evrimsel Nizamda yaptıkları çabalarla,
müteaddit Reenkarnasyonlar
ile
Sistemin son Evrim halkasına kadar ulaşmış Varlığın Özgenidir.(İlk
yaratılışta Robot olarak, Kukla olarak anlatılan İnsanın (Evrim
Özünün), Evrim Halkalarını tamamlamasıyla Özgen olma halidir.)
Bu sınıra kadar gelebilmiş bir
Özgen de Genlerini başkalarına dağıtma müsaadesi alır.
(Dağıttığı zaman Yüksek Benlik olur) Ancak
Özgeni kendine aittir. Çünkü o kendi Bilinci ile beraberdir.
Müteaddit zaman süreçlerinde her Gen,(Her Evrim
Özü) yaptığı Aşamalarla bir Özgen
olur. Bu şekilde Özgenler çoğalır. Bütün Evrimsel Nizamda
Bütünlük böyle temin edilir."
(Bilgi
Kitabı Fas.27-Sh.249)
|