126) Ruh ve Madde yayınlarından olan Sadıklar Planı-Ruhsal Tebliğler adlı kitapda YÜKSEK BENLİK ve VARLIK arasındaki bağlantılar, KUKLACI ve KUKLA misaliyle açıkça anlatılmıştır. 

 

Ancak BİLGİ KİTABI bilgileri içersinde YÜKSEK BENLİK kelimesi kullanılmadığı için Evrensel Mekanizmada mevcut  olan YÜKSEK BENLİK ve sarmalı gerçeğinin, BİLGİ KİTABI tarafından teyit edilip edilmediği konusunda tereddütü olan sorular için toplu cevaptır.

 

 

Sadıklar Planı-Ruhsal Tebliğler kitabında yer alan Yüksek Benlik-Yüksek Ben açıklaması aşağıdadır.

 

 

Bilgi Kitabı'nda direkt olarak Yüksek benlik kelimesi kullanılmamıştır. Ancak Bilgi Kitabı'nın aşağıdaki cümlelerinden Yüksek Benliklerin ve Yüksek Benlik sarmalının varlığı açıkça ortaya çıkmakta, Sadıklar Planı bilgileri teyit edilmektedir.

 

 

"Sizler, Doğa koşullarına göre Bedenlenmiş, Biyolojik birer Kompitursunuz." (Bilgi Kitabı Fas.10-Sh.83)

 

İnsan'ın aslında, biyolojik hücrelerden meydana gelen, yiyen, içen, beslenen canlı bir Kompitur-Bilgisayar olduğu açıklanmaktadır.

 

Bilgisayar, Bilgisayarı yapan kişinin, Bilgisayara yüklediği çeşitli programlara göre işlemler yapar, Bu bilgisayar, canlı olduğuna göre, hareket eden, yiyen, içen, aktiviteler yapan, olaylara karışan bir varlıktır. Bilgisayarı yapan, Bilgisayara programlar yükleyen varlık, yani Bilgisayara talimatlar veren, yönlendiren varlık Kuklacı'dır. Programlara uyan, talimatlara uygun hareket eden, istenilen aktiviteleri yapan varlık (İnsan) ise Kukla olmaktadır.

 

 

 

"10- Aslında etten bir Robotsunuz, bir Kompitursunuz." (Bilgi Kitabı Fas.11-Sh.94)

 

Burda da, İnsan'ın etten, kemikten oluşan, enerjisini yiyecek ve içecekten alan canlı, biyojik hücrelerden oluşan bir Robot olduğu açıklanmaktadır.

 

Robot, kendisine yüklenen programlar çerçevesinde hareket eden, aldığı talimatlara aynen uyan, içindeki programlara uygun aktiviteler ve işlemler yapan mekanik-elektronik mekanizmadır. Ancak buradaki Robot, canlı hücrelerden meydana gelen biyoljik bir varlıktır. Yani Insanın açıkca Robot, Kukla benzerliği olduğu açıklanmaktadır. Bu durumda Robotu yapan, inşa eden, programlar yükleyen, Robotu yöneten, yönlendiren varlık da  Kuklacı olmaktadır.

 

 

 

"Her insan, bulunduğu her Boyutta kullandığı her Beden ile Biyolojik bir Bütünlüktür.  Bulunduğunuz Ortamın Dili ile konuşulur ise, Biyolojik bir Robottur." (Bilgi Kitabı Fas.48-Sh.469)

 

Yukarıdaki açıklamanın "Bulunduğunuz Ortamın Dili ile konuşulur ise, Biyolojik bir Robottur"   cümlesi yine İnsan'ın, yiyen, içen, beslenen, canlı biyolojik bir robot olduğunu teyit etmektedir. Dolayısıyla Robotu, inşa eden, programlayan, yöneten, yönlendiren varlık Kuklacı'dır. Robot (İnsan) ise Kukla'dır.

 

 

Yukarıdaki açıklamanın "Her insan, bulunduğu her Boyutta kullandığı her Beden ile Biyolojik bir Bütünlüktür." şeklndeki 1.ci cümlesi ise önemli bir bilgiyi açıklamaktadır.

 

İnsan, 7 Evrim Boyutunda yaşayarak Evrimini tamamlar. İnsan, 7 Evrim Boyutunun hepsinde, hücrelerden oluşan, canlı, biyojik bedenlere sahip olmaktadır.  Yani İnsan bulunduğu ve bulunacağı bütün boyutlarda canlı hücrelerden yapılmış, yiyen, içen canlı biyolojik bir bedene sahip olmaktadır.

 

İnsan Dünyada, Spatyomda, Evrimi boyunca ulaşacağı Venüs, Mars, Merkür, Plüton, Neptün, Uranüs, Jüpiter, Satürn hatta (ulaşabilirse) Beta Nova da bile canlı Biyolojik Bedene sahip olacaktır. Boyut yükseldikçe Bedeninin seyyaliyeti-frekası artacak, artan frekans nispetinde de bedensel yetenekleri de artacaktır. Hücresel frekanslar yükseldikçe, Bilinç de yükselecektir.

 

Yukarıdaki Bilgi Kitabı cümlelerinden, Kukla tabirinin İnsanlar için kullanıldığı açıktır.  Kainatlar nizamına hizmet etmesi için var edilen bu Robotların-Kuklaların  (İnsanların) programlarını kim yazmış, kim yüklemiştir. Kuklayı yaratan, programlayan ve yöneticisi kimdir. Yani Kuklacı kimdir ?

 

 

Aşağıdaki Bilgi Kitabı cümleleri, İnsanın Dünya üzerinde yaradılışının, çok kısa özeti olup sonunda Kuklacı'nın kim olduğu açıklanmaktadır.

 

 

"Sistemlerin ve Nizamların daha teessüs etmediği Dönemlerde, ilk Kurulan Düzenin Dünyanıza transferinden önce, her şey bir Hazırlık Boyutunda, Ön Hazırlık olarak bir Programa alınmıştır. Ancak bu Hazırlıktan sonra Dünyaya transferler yapılmıştır. Bu Hazırlık iLONA Takımyıldızlarının Sol Boyutuna düşen bir Boyutta Odaklaşmıştır. Ve bu kurulan Düzene, Adem Boyutunda bulunan birçok Ademler transfer edilerek, bu Boyuttan Planetinize Ulaşım - Çalışma Programları Biyolojik ve Doğal Laboratuvarların önce nakil oluşumları gerçekleştirilmiştir. Ancak bunlar temin edildikten sonra Planetinize ilk Üçlünün transferleri yapılarak Üretim Sistemi devreye alınmıştır......." (Bilgi Kitabı Fas.54-Sh.534)

 

"İlona Takımyıldızları, ikinci Evrene en yakın kapı olduğu için, önce buraya Sizin Adem, Havva dediğiniz Dostlar, ikinci Evrenden Birinci Evrene buradan transfer olmuşlardır. Bu Dostlar ilk transferdir. Ve buraya Üçlü Kot olarak gönderilmişlerdir. Bunlar ADEM-HAVVA-ŞEYTAN'dır......" (Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.204)

 

"ikinci Evrenden gelen Dostlar, İlona'ya en yakın Planet olarak seçilen Dünyanızda Enerjiyi yoğunlaştırarak, suyu meydana getirmişlerdir. Ve yaptıkları Teknolojik çalışmalar ile Planetinizi bir Laboratuvar olarak kullanmışlardır. BALÇIK-SU-NUR, yani 1- Çamur, 2- Su, 3- Kozmik Işınlar, Üçü birleşerek Amino asitleri ve tek Hücreyi meydana getirmiştir. Dünya laboratuvarında bu tek Hücre daha değişik bir Boyutun Kozmik Enerjisine tabi tutulmuş ve Hücre üremesi temin edilmiştir. Bu üreyen Hücreler, birden ikiye, ikiden dörde, dörtten sekize, sekizden on altıya, otuz ikiye, altmış dörde ila..... çoğalmıştır. Bu şekilde muayyen adetlere göre çoğalan Hücrelerde bir çalışma yapılmış ve her bir Hücre tek tek, ayrı ayrı çok değişik Boyutların Enerjileri ile Güçlendirilerek değişik türler meydana getirilmiştir........" (Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.204)

 

 

 

"Daha sonra bu Ceninler, Dünya Laboratuvarlarından alınarak ikinci Evrene götürüldüler. Ve o Ortamın direkt Kozmik Bilincine göre Programlanarak, Bizim Genlerimiz ve Öz Enerjilerimizle Aşılandılar (Öz Enerji Bizim Bedensel Enerjimizdir). Bu şekilde meydana gelen Cenin ile İnsan Nesli türemiş oldu. Ve Sizin Bedensel şekliniz Bizim şeklimiz ile Var oldu ( Bu türe İnsanoğlu denir )....... " (Bilgi Kitabı Fas.23-Sh.205)

 

 

Son paragraftaki altı çizili  Ve o Ortamın direkt Kozmik Bilincine göre Programlanarak, Bizim Genlerimiz ve Öz Enerjilerimizle Aşılandılar (Öz Enerji Bizim Bedensel Enerjimizdir) şeklindeki cümle, Kuklacı'yı yani Yükek Benliğimizin kim olduğunu açıklamaktadır.

 

Bizlere GEN'lerini veren, Bedensel Enerjilerini aşılayan yani Bedensel Hücrelerini veren ADEMOĞULLARI, yani Adem ve Havvalar olarak bildiklerimiz, İnsanoğullarının Yüksek Benlikleri, Ulvi Benleri, Özgenleridir. Sadıklar Planı ifadesiyle ADEMOĞULLARI, Kuklacı'mızdır. 

 

 

 

Sadıklar Planında anlatılan "Kuklacı'nın beyni gene onun kendi kendi Yüksek Benliğine bağlıdır. Yani Kuklacı da Yüksek Beninin bir Kuklasıdır. Bu bağlılık, Evrensel bir mekanizma içersinde sonsuzu kadar gitmektedir." ifadesi de Bilgi Kitabı tarafından teyit edilmektedir.

 

"...Bütünün ve Evrensel Nizamın isleyiş tarzı, aynı Sistemin en ufak parçaya yani Zerreye yansıtılışıdır.  İnsanın, Kainatların ve Doğanın  çalışma Nizamı, Atomun çalışma Düzeni ile eşdeğerdir." (Bilgi Kitabı Fas.32-Sh.299)

Yukarıdaki cümlenin anlamı şudur. Bütünün ve Evrensel Nizamın isleyiş tarzı, Makro da nasılsa, mikro da öyledir. Mikro da nasılsa, Makro da öyledir. İnsanoğlu nasıl yaratılmışsa, tüm varoluşta var edilen varlıklar da aynı şekilde var edilmişlerdir. Dolayısıyla her var eden, var ettiği varlığa genlerini vermiş, yani bedensel hücrelerini vermiş ezel ebed Yüksek Benliği olmuştur.

Bu nedenle, Bütün Yüksek Benlikler, var ettiklerinin ve var ettiklerinin de var ettiklerine zincirleme bağlantılarla, tüm alemi, tüm yaşamı onların gözüyle görmekte, onların kulaklarıyla duymakta, onların düşüncelerini okumaktadır.

Nitekim, Yüce Matu (O) zincirleme bağlantıyı şöyle anlatmaktadır. "Bugüne kadar Sizin gözünüz ile gören Ben, Sizin soluğunuz ile soluklanan Ben, Sizler ile Sizleri duyan Ben...... " (Bilgi Kitabı Fas.48-Sh.452)

 

Bu zincirleme bağlantıyı Bilgi Kitabı da, açık olarak şöyle anlatmaktadır.

" O Size Şah Damarınızdan daha yakındır. O'na ulaşabilecek bir Güç Potansiyelini kazanabilen her Bilinç, Sizde meknuz  olan O'nun Enerjisinin yardımı ile, O'nunla çok yakın iki Dost gibi konuşabilir." (Bilgi Kitabı Fas.38-Sh.362)

Yaradılış sırasında son kademe olan İnsaoğluna,  (O) nun şah damarımızdan daha yakın olması, yani resmen içimizde olması,Yüksek Benlikler sarmal zinciriyle mümkün olmaktadır.

 

Yaratılışı kısaca özetlersek,  İlk Varoluş kademesinden aşağıya doğru aynen 7 kere tekrar edilerek Bizim (İnsanoğlunun) içinde bulunduğu kaba Madde Alemlerine kadar gelmiştir.

 

1.ci var oluş-doğal olan varoluş, Atlantalılar Allah, Kadiri Mutlak ve Yaradan'ları yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.

 

2.ci varoluş olan Allah, Kadiri Mutlak ve Yaradan'lar ise Kozmik Beyin'leri yaratarak Onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.

 

 

3.cü varoluş olan Kozmik Beyin'ler ise, Ulu Güç'leri yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.

 

4.cü varoluş olan Ulu Güç'ler de, Rab, Rahman ve Rahim'leri yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.

 

5.ci varoluş olan Rab, Rahman ve Rahim'ler de, Adem'leri yaratarak onlara Yüksek benlik olarak bağlanmışlardır.

 

6.cı varoluş olan Adem'ler ise, İnsan'ları yaratarak onlara Yüksek Benlik olarak bağlanmışlardır.

 

7.ci varoluş olan İnsan'lar da henüz Evrimlerini tamamlama, yani Evrim Özleri Özgen olma ve Yüksek Benlik'lerine ulaşma çabası içindedirler.

 

Her Varoluş, yarattığı Varlıklara  görünmez Enerji Telleri ile bağlanmış, bağlandığı  Varoluşun Yüksek Benliği, Evrensel SesiVicdanı, Yönlendiricisi ve  Koruyucusu olmuştur.

 

Bütün Alemlerde, Yüksek Benlikler ezel-ebet yolunda, her boyuttan, zincir halkaları gibi hepimizin içindedir. Bu nedenle, Yüce matu (O) her an Bize ulaşabilmekte, Bizde frekans ve bilincimiz (Evrimimiz) nispetinde Yüce Matu (O) dahil, tüm Yüksek Benliklerimize ulaşma imkanına sahip bulunmaktayız.

 

Not. Aşağıda okuyacağınız Bilgi Kitabı cümleleri aslında yukarıda anlatılmaya çalışan bilgileri mükemmel bir şekilde özetlemektedir.

"Evrimini tamamlamış bir Varlığın aslında iki Özgeni vardır. Birisi ilk Varoluşta bozulmamış ilk Özgendir ( Buna Asil Gen denir ).(Yukarıda anlatılan Yüksek Benlik budur.) ikincisi, Aşılama Metodu ile birçok ileri Genlerle rejenere edilen Genlerin, Evrimsel Nizamda yaptıkları çabalarla, müteaddit Reenkarnasyonlar ile Sistemin son Evrim halkasına kadar ulaşmış Varlığın Özgenidir.(İlk yaratılışta Robot olarak, Kukla olarak anlatılan İnsanın (Evrim Özünün), Evrim Halkalarını tamamlamasıyla Özgen olma halidir.) Bu sınıra kadar gelebilmiş bir Özgen de Genlerini başkalarına dağıtma müsaadesi alır. (Dağıttığı zaman Yüksek Benlik olur) Ancak Özgeni kendine aittir. Çünkü o kendi Bilinci ile beraberdir. Müteaddit zaman süreçlerinde her Gen,(Her Evrim Özü) yaptığı Aşamalarla bir Özgen olur. Bu şekilde Özgenler çoğalır. Bütün Evrimsel Nizamda Bütünlük böyle temin edilir."  (Bilgi Kitabı Fas.27-Sh.249)

 


Yazım tarihi : 15.04.2026 -Orhan Öz.

 buzkom@gmail.com