CELSE : 3 - 6.5.1982

Plan : SİRİUS MİSYONU
medyom : ERGÜN ARIKDAL
celsede bulunanlar : MEHMET SANCAR,GÜVEN ERER,AHMET HIZVEREN,

 

P : evet.
m.s : Efendim. Geçen celsemizde, bilgimizin niteliğini tayine yarayacak iki soruyu cevaplamanızı buyurmuştunuz. Önce bağlı bulunduğunuz, realiteden, bu realitenin ağırlıklarından kurtulmamız için bizlere böylesine bir imkan kapısı açmak lütfunda bulunduğunuz için hepimiz sizlere müteşekkiriz. Bu yüksek

 imkanı ,en iyi biçimde değerlendirmeye çalışacağız. Umarız ki; hepimiz başarılı oluruz. Efendim, iki sorunuz için çoğunluğun katıldığı cevabınız şöyledir..

Ruh, yaradan ın tahayyülünde yer işgal eden ve öz ünde bulunan üç bilginin ikilimi ile tanrısal maketin inşasında çalışan, tesir ve şuur sahibi ışık ilahiyedir. Hayat, yani canlılık her seviyesindeki ruhsal varlığın, her seviyesindeki madde ile bağlantısından oluşur.

 

P : Evet. Ruh, bir elektrondur!.
bu elektron, sizlerin basit fiziğinizin tanımaya çalıştığı elektron değildir. Fakat sizlere en yarayışlı şekilde sonuçlar vermesi bakımından kullanmış olduğunuz bu kelimeyi, başka bir tarif içersinde bizde kullanacağız. Bu söylediğimiz konuya çok dikkat edin. Aynı kelimeyi kullanmakla beraber, ifade edeceğimiz sözler, fiziğinizle alakalı değildir.

 

Elektron, bütün yaratılmış olanların esasıdır. Bu esas, sizin eski insanlarınızın ifade ettiği monat, yada cevher değildir.

 

Elektron, her şeyin temeli, inşa edici birimi ve aslıdır. Bütün kopyalar varlık sisteminde meydana gelen bütün değişiklikler bunlara göre oluşur. Bu bakımdan canlılığı, hayatı ve evreni ve bunun içersinde mevcut bütün boyutların çeşitli yoğunluktaki etkilerini anlayabilmeniz için elektronu iyi anlamanız gerekmektedir.

Elektron, ilk enerjinin birikip, yoğunlaşıp, sürekli bir yayılım içerisinde kalmasından doğan özel bir yapıdır.

İlk enerji, sadıklar planının sizlere son celselerinde ifade etmiş olduğu enerji türlerinin hepsini kapsar. Özellikle zaman enerjisi, elektronun büyük bir kısmını teşkil edecek ham maddeyi sağlamıştır.

 

Elektron, bütün bilginin, tohum halinde, enerjetik bir genişlikte konsantre olup biriktiği yerdir.

Sizler için öyle garip, hatta öyle anlamsız bilgiler vardır ki, onlar, evrenin temel taşlarını teşkil eden temel bilgilerdir. Eski mısır da Horus un gözü, işte simge olarak bu, elektronu ifade eder.

 

Mevcut olan mekanların ve bu mekanlardaki boyut sistemlerinin (matematik ifadelerin dışında) , elektron birikimleri ilgisi çok fazladır. Bu demektir ki ; ,boyut, mekan, zaman katlanmaları ve burulmaları ve her türlü jenetik şıçramalar yani mutasyonlarını hep elektron fazlalığından, azlığından veya değişik kombinasyonlarının sürekli olarak sıralanmasından meydana gelmiştir.

 

Eski mısırdaki güneş kursu, esasında dev bir elektron un aslıdır. Genellikle güneş kursunun etrafında çevrelenmiş olan yılan simgesi, elektrona bağlı olan boyutlanmaların ifade edilmesi içindir. Bunların hepsi büyük siriüs kültürünün artıklarıdır. Yani, size ulaşabilen kısımlarıdır.

Şimdi :sizlerin hayat, canlılık, ruh, beden, fizik ötesi deyimleriniz; yanlış anlayışlara, yanlış kavramlara, yanlış tariflere dayalı olmak üzere ; Fakat gene de bir mantık akışı içinde içerisinde bugüne kadar gelmiştir.

Normal ötesi yada anormal olarak gördüğünüz herşey, yahut normal dışı olarak kabul ettiğiniz pek çok husus, normal olandır. Normal dışı olan ; sizin normal olarak gördüğünüz şeydir. Pratik olarak bundan, şunu kast ediyoruz.:

 

Bütün metapişik olaylar ile bütün mistik çalışmalar ve bunlara bağlı olan her türlü deney ve yaşantılar, sizlerin yanlış anlayış, yanlış kavrayıştan doğan tariflerinize nazaran, normal dışı görünmelerine rağmen, doğru kavramlara, doğru tariflere gidildiği zaman normal olacak şeylerdir.

İnsanın, sizin deyiminizle, duyular dışı yetenekleri kullanması, normal olmayan bir olaydır. Oysa normal olan, duyular dışı melekelerin kullanılması ; anormal olanda duyular yoluyla bilgi edinilmesidir.

Zihninizin en geniş açıklığı, içerisinde yapabileceğiniz bütün ameliyeler akıl yoluyla oluyor. Nitekim gözlemlerinizde duyu yoluyla olmaktadır. Sürekli olarak duyu ve aklı kullanmak sizler için normal bir yoldur. Fakat normal olan yani asıl olan, duyu dışı algı ve sezgidir.

Şimdi, sizlerin dış varlıklarla irtibata geçebilmeniz neden mümkün olamıyor, anlayabildiniz mi? Onlar, sizler için normal olan akıl ve duyu yolunu değil ; sizler için anormal olan duyu dışı sezgi yollarını ve buna bağlı olmak üzere de her türlü fizik dışı araçları kullanmaktadırlar.

 

Meydana getirmiş olduğunuz uygarlığın tamamen dağılıp gitmemesi için, binlerce yıldan beri, kültürümüzün öncüleri, aranızda, her yörede mücadele vermişlerdir: En büyük ve en yarayışlı keşiflerinizin, buluşlarınızın, klasik bilim adamlarının dışındaki anormal çalışma ve göreneğe sahip kişiler tarafından meydana getirilmiş olduğunu unutmayınız.

 

P : Elektron, sizi evrenle, sizi rabbinizle bir kılan ve gene sizi iç beyninizden, öz ünden dışarıya taşırarak kişiliğinizi olgunlaşmasını sağlayan; bütün madde yapısının, bütün açı ve yüzeyleri ile kiristalleşmiş her türlü kabalığın, yoğunluğun tek bir yön altında görünmesini sağlayan; işte o elektrondur.


Bu sözlerimizde kesinlikle şu mevcut değildir: Elektron yaradan değildir!


BU konuyu, verdiğimiz bazı ip uçlarına bağlı olmak üzere hazırlayacağınız sorularla derinleştirebiliriz. Başka?..

 

M.S : Efendim, geçen celsemizin bir yerinde : " memleketimizin özel durumları mevcuttur. Özel durumların meydana getirdiği kesin sonuçlar yaşanacaktır. "deniliyor. Bu kesin sonuçlar, nasıl sonuçlardır ? Daha açık bilgiler verilmesi mümkün müdür ?

 

P : Hayır. Sonuçlar, sizlerin giderek yoğunluk kazanan enerji birikiminden dolayı, dünya yüzeyi seviyesinde yapacağınız vazifenizin sonuçlarıdır.


Buradaki endişeniz, normal bir endişedir. Oysa esas olan anormal olandır. evet.


M.S : Bir başka sorumuzda şu efendim: Bizlerden bir sonuç alınamazsa, konunun kapalı bir sisteme bağlanacağı bildirildi. " kapalı sistem nedir " ? lütfen açıklar mısınız.?


P : Bizlere vereceğiniz cevaplar ve bizim düzenleyeceğimiz sorulara aldığımız karşılıklar, yeterince bir bilgi sistemini geliştirebilmemiz için kaynak teşkil edecekse, kadronuzu aynen koruyacaksınız demektir. Bunlar olmazsa tarafımızdan seçilecek kişilerle ve tamamen kapalı olmak üzere çalışmayı sürdüreceğiz. Bu demektir.

 

M.S : Anlaşıldı, teşekkür ederiz. Efendim, bir başka sorumuzda söyle:


Cebrail, Azrail, Mikail ve İsrafil isimli dört melekten söz ederiz ama, bu sembolik isimlerin kesin olarak, bilhassa spritüel bakımdan neyi anlattığını bilemeyiz. Bu semboller, birer varlığın isimleri olmasa gerek. Dinsel yorumların üstünde bir açıklama rica etsek, acaba mümkün müdür?


Bu soruyu, satürn gezegeninin iki yapay yeni merkezinin dünyamızı kıyametine hazırlamak için meydana getirilişi ile israfil in yaptığı çalışım nedeni ile sormak gereğini duyduk.Efendim.

 

P : Bizim size verebileceğimiz bilgiler, sizin kavramlarınıza uygun olmak üzere verilmelidir ki fayda sağlasın.

Eski kültürlerin, siriustan aktarabildikleri bilgileri, çok garip semboller halinde ve insan vicdanının rencide edici mekanizmalar oluşturmak şeklinde meydana getirdiklerini biliyoruz.


Cebrail in bizden farkı yoktur. O; elektron seviyesi, daha doğrusu elektronda mevcut enerji düzeyi, bikülier sahasını geçmiş olduğu için, bilgiyi saf bir halde nötralize ederek, belli bir mekanda yoğunlaştırmayı sağlayan bir varlıktır.

 

Onun görevi sizin için bir bilgi aktarıcı rolünü üstlenmesidir.

 

Esasında cebrail, gerçekte bu görevin devamlı sahibi değil idi. Azrail ise bir varlık değildir. O, evrende mevcut ve bütün kainat için geçerli olan evrensel çürümenin (entropi) simgesidir.


Elektronun sıçrama göstermesi, üst bir boyutu araştırması ve devamlı olarak kuyruğunu ısıran yılan gibi çeşitli boyutlar içerisinde hareket etmesi, onun tabiatı icabıdır.


İşte bu yüzden evrenin her yerinde (entropi) çürüme vardır.


Bu konuyu, kendi bilgileriniz ışığında iyice inceleyiniz.


Sizce Mikailin görevi nedir?


M:S : Biz, Mikailin görevini, hesap tutucu yani başka bir ifade ile sevapla günahı kaydedici:spritüel anlamda hafıza sistemi bir meksefe durumu şeklinde anlıyoruz.


P : Kozmik biyolojinin en büyük amacı, bütün bireyleri arasında elektronik uzmanlığın, her boyut içerisinde çokgenler halinde birleşmesini sağlamaktır. Kozma biyoloji, bütün evren canlılarının her ne boyutta bulunursa bulunsun, birbiri ile yapışık olması içinde, yani kuvvetli bağlarla bağlanmış olmasını meydana getirebilmesi için, böyle bir bağı oluşturabilmesi için, sürekli bilgi yaymak ve almak zorundadır. İşte; Mikail ismini verdiğiniz bir sistem vardır ki. Çalışmakta olan bir mekanizma vardır ki, bütün kozmik, kozmo biyolojik birimlerin arasındaki bu bilginin akışını sağlar.


Peki, İsrafil den ne anlarsınız?


M:S : İsrafil i kıyamet habercisi, kıyamet düzenleyicisi olarak biliyoruz kısaca.


P : İsrafil; kozmik biyolojik yapıların mutasyonunu düzenleyen mekanizmanın kendisidir.


Bu günlük bu kadar. allahaısmarladık.


m.s : allahaısmarladık