* EVRİM' le ilgili Bilgiler aşağıda özetlenmektedir.
*EVRİM, Bedensel ve Hücresel değişimle beraber, Bilgi ve Bilinç yükselmesidir.
*Bilgi Kitabı, EVRİM' in son derece muğlak ve teknolojik bir konu olduğunu ve değişmez yasalara tabi bulunduğunu, Evrimle ilgili olarak İnsanlığa aktarılan bilgilerin, bugünkü İnsani Bilinçlerin algılama kapasitesi dahilinde olan bilgiler olduğunu belirtmektedir.
*Bilinenin aksine EVRİM' i yapan RUH değildir. Ruh, Evrime ihtiyacı olmayan, Bildiğimiz ve Bilmediğimiz bütün mevcudatı  yaşatan bir ENERJİ BÜTÜNÜ' dür.

 

Evrim, Madde içindeki Enerjinin, yani Atomik yapı içindeki Enerjinin, Madde ile

( Hücre ile ) birlikte girdiği, binbir olaylardan ve binbir deneylerden edindiği, Değişim, Bilgi ve Bilinç kazanımıdır.  Atomik yapı içindeki  Enerji, Atom çekirdeği içindeki  Nötron ve Protonu bir arada tutan Enerjidir. Bu enerji, Rabsal bir enerjidir.  Rabsal bir şifredir. Bu enerji, bir Enerji düğümüdür. Bu enerji, bir program, bir software’dir. Bu enerji geliştikçe-yükseldikçe içinde bulunduğu hücre bütününü yani Bedeni de yükseltmekte-geliştirmektedir.

*Bütün Var oluşlar da var olan her çeşit Varlık (Bilinçleri ölçüsünde bilinçli olarak veya içgüdüsel olarak) değişmez bir Düzen ve Nizam içersinde iki ana kolda bir Bütün olarak görev yapmaktadır. Bu Bütüne SİSTEM yani  Allah' ın Birliği denmektedir.
*1.ci ana kol = RUHSAL BOYUT' tur. Ruhsal Boyut = Öğretici ve yetiştiricidir. Ruhsal Boyutun (İnsanların bilinç düzeylerine göre) aktardığı Bütün Bilgiler (İnsanların algılama ve yorumlama hataları haricinde) doğrudur.
* 2.ci ana kol = RABSAL BOYUT' tur. Rabsal Boyut = Yaratıcı-Yönetici ve Deneticidir. Rabsal Boyutun (İnsanların Bilinç düzeylerine göre verdikleri) Bilgiler şaşırtıcı, karıştırıcı ve esasında İmtihan edicidir.
*Biz İnsanlar tüm mevcudatı Canlı ve Cansız diye 2 ye ayırmamıza rağmen aslında Bütün Mevcudat arasında Canlı - Cansız diye bir ayırım yoktur. Hareket etsin etmesin, Ağaçlardan mantarlara, Dağlardan taşlara, Denizlerden Nehirlere, Madenlerden çöldeki kumlara, Atomlardan atom altı partiküllere kadar Bütün Maddeler, kısaca Her şey, Atomik yapının içindeki Enerjiden dolayı CANLI'dır.

Her şey Ruhsal Enerjinin sonsuz vibrasyonunu kendi kapasitesine göre alarak titreşmektedir. Her şey, Her madde, Her Atomik partikül bile kendi çapında ŞUUR'a sahiptir. Kendi kapasitesi dahilinde Her şeyi algılamaktadır. Ve kendi frekansı-titreşimi seviyesindeki varoluşlarla sessiz ve derinden iletişim  halindedir.

*Allah'ın Birliğinin ebedi kadroları olan Rabsal ve Ruhsal Boyutların görevi ve mesuliyeti tüm Maddenin Şuurunu yükseltmektir. Rabsal ve Ruhsal Boyutların nezaretinde, Başlangıcı Mikro Enerji'nin Şuurunun yükseltilerek, Düşünce yaratan İnsan haline dönüşmesi, daha sonra da İnsanın Hakiki İnsan-Kamil İnsan haline ulaştırılması Programının adı EVRİM'dir.

Ruhsal ve Rabsal Boyutlar Maddenin Şuurunu yükseltilmesi için Ezelden Ebede birlikte çalışmakta, Allah'ın Birliğinin koyduğu değişmez Sistem, Nizam ve Düzen içersindeki değişik Plan ve Programları tatbik etmektedirler.

*Evren sürekli değişim ve oluşum halindedir. Evren devamlı olarak -Bizim zaman idraklerimizin algılamayacağı periyotlarda- Halden hale geçmektedir. Evrende (En küçük partikülün vibrasyonundan çıkan enerji dahil) Hiçbir şey kaybolmamaktadır.

Evrende Eskilerin enerjileriyle, Yeniler var olmaktadır. Kaba Maddenin frekansı-titreşimi arttıkça Enerjisi de artmaktadır. Ruhsal ve Rabsal Boyutların ezel ebet görev ve mesuliyeti Bütün Maddesel Kütlelerin frekansını-titreşimini-vibrasyonunu arttırarak Şuurlarını yükseltmektir.

Zira Kaba Madde Alemleri, Evrensel Varlıkların var olduğu Seyyal Alemlerin (Anti Madde Alemlerinin) Enerji kaynağıdır. Kaba Madde Alemlerinin içindeki enerjinin yükselmesi-atomik titreşimin artması, Seyyal Alemlerinde genişlemesine neden olmaktadır.

*Ruhsal Bilgiler, Yaradılışın başlangıcında Düşüncenin yoğunlaştırılarak Işık olduğunu, sonra Işığın da yoğunlaştırılarak Kaba Maddenin-Atomik yapının yaratıldığını açıklamaktadır. Yani Her şeyin aslı DÜŞÜNCE' dir.

Dolayısıyla Evrim, Kaba Maddenin aslına dönüş yolunu bulması, yani önce Işık oluşu sonra Düşünce oluşudur.

Dünya İlmi Madde aslının, Enerji olduğunu yani Işık olduğunu ve Işıktan da Madde yaratılabilindiğini, yani Kaba Maddenin aslının Işık olduğunu, Laboratuvar ortamında ispat etmiş bulunmaktadır. Ancak Düşünce ve fonksiyonları henüz  laboratuvar ortamına alınamamıştır.

*Maddenin Şuurunun yükseltilmesinde, Maddenin maruz kaldığı Enerjinin yükseltilmesi, Maddenin sahip olduğu Bedensel titreşimin (Hücresel frekans-Hücresel vibrasyon) yükselmesine neden olmaktadır.

Titreşimin-Frekansın yükselmesi de, yansıtılan Bilgilerden, daha yüksek frekanslı olanlarını algılama imkanı vermekte, Ulaşılan Bilgilerin başarıyla tatbikata aktarılması ise Bilinç yükselmelerine neden olmaktadır.

Dolayısıyla Evrim yolunda Kaba Madde devamlı, Enerji => Frekans => Bilgi => Bilinç yükseltilmesi periyot ve programlarına tabi tutulmaktadır. Dünya'ya gelen Enerjilerin ana kaynağı, Güneş'imizDEN  ve Kozmos'dan gelen Enerjilerdir. Bu kaynaklar, Sistem'in denetimi altındadır.

*Evrim'i 2 bakış açısından anlatmak lazımdır.
1.cisi = Alt Boyutlardan Üst Boyutlara çıkış : Kaba Maddeden Seyyal Maddeye çıkış-Mikro Enerjiden Hakiki İnsan oluştur.
2.cisi = Üst Boyutlardan Alt Boyutlara giriş : Seyyal Maddeden Kaba Maddeye giriş-Yüksek Benliğin Kaba Maddeye girişidir.
1.cisi = Alt Boyutlardan Üst Boyutlara çıkış :
*Alt Boyutlarda Üst Boyutlara çıkış 7 kademede tamamlanmaktadır. Yani Mikro Enerjiden - Hakiki İnsan oluncaya kadar 7 Evrim Boyutunun bitirilmesi gerekmektedir. Kaba Madde, Rabsal Boyut Enerjisi ve Gücüyle var edilmiştir. Yani kaba maddenin en küçük partikülünde dahi Tanrısal Enerji mevcuttur.

Bütün Mevcudat Tanrısal Enerji-Tanrısal Şifre  taşımaktadır. Ancak bu Güç ve Enerji,Kaba Maddeden  gizlenmiştir. Kaba Madde her şeyden habersizdir. Kaba Madde'nin Şuurunu gittikçe arttırarak kendi içinde saklı olan Rabsal Gücü ve Enerjiyi keşfetme macerası EVRİM' dir. Yani Evrim, Kaba Maddenin içindeki Öz'e, içindeki Şifreye ulaşmasıdır. Evrim, Kaba Madde içindeki enerjinin  kendi kendini tanıması-kendini keşfetmesidir.

*7 Boyutun her kademesinde, Kaba Maddenin Ruhsal Enerjiden çektiği Ruhsal Enerjinin miktarı ve frekansı değişiktir. Kaba Madde bulunduğu boyutta karıştığı olaylar sonucunda edindiği Bilgi ve İdrakle, kendi maddesel titreşimini-frekansını, bulunduğu Boyutta kendisine verilen Ruhsal Enerjinin frekansına ulaştırdığında o Boyutun Evrimini bitirmektedir. Bir üst boyuta alındığında kendisine verilen Ruhsal enerjinin miktarı ve frekansı biraz daha arttırılmaktadır.

O boyutta da kaba madde, kendi maddesel titreşimini, yaptığı deneyimler sonucunda Ruhsal Enerjisinin frekansına ulaştırdığında o boyutunda Evrimini bitirmektedir. Bu şekilde 7 Evrim Boyutu da tamamlandığında, Kaba Madde Düşünebilen, Evrensel Gerçekleri idrak eden ve Sonsuz yaşama hak kazanan Hakiki İnsan haline dönüşmektedir.

Yani Evrim, Kaba Maddenin maddesel titreşimini-frekansını, 7.ci Boyuttaki Ruhsal Enerjisinin Frekansına ulaştırma çabalarıdır. Kaba Maddenin maddesel frekansı yükseldikçe Şuur yükselmekte, Algılama, Düşünme, İdrak, Mantık, Karar fonksiyonlarını devreye girmekte, yani Akıl ortaya çıkmakta ve Bilinç meydana gelmektedir.

1.ci EVRİM BOYUTU : ENERJİ EVRİMİ'dir.

*Kaba Maddenin herhangi bir biyolojik beden kazanmadan önceki devresidir. Taş, toprak, su, mineral vs. şeklinde Farkındalığın başlaması için geçirilen

Atalet-Devinimsizlik devresidir. Farkındalık, var olduğunun hissedilmesi-var olunduğunun idrakidir.

Enerji, Bu devrede atom altı partiküllerden, atomlardan, moleküllerden Bedene sahiptir. Mikro Kaba Madde, fiziksel, elektriksel, kimyasal ve kozmik etkenlerin tesiriyle halden hale (Maddenin 4 hali) geçerek olaylara, bileşimlere, şekillere karışır, ayrışır, mekandan mekana-biçimden biçime dolaşarak sonsuz maceralara dalar.

Enerji var olduğunu idrak ettiği an, Doyumunu tamamlamıştır ve Hücre ile birleşebilecek durumdadır. Artık Enerji bir (biyolojik) hücrenin içinde yepyeni tecrübeler ve değişik bir yaşam mücadelesinin başlangıcındadır. Enerjinin Doyuma ulaşması 7 Evrelik bir zaman sürecinde olmaktadır.

2. ci EVRİM BOYUTU : HÜCRE EVRİMİ' dir.
*Hücre Evrimi, Biyolojik Bedene sahip olarak yürütülen Evrimin başlangıcıdır. Doyumunu sağlamış Enerji ile Hücre birleştirilir. İki birleşimdir. Enerjiyle bütünlenen Hücre, içinde bulunduğu fizik beden içinde yaşadığını-var olduğunu idrak etmekte, var olmanın hazzını algılamakta, kaba madde ortamında yaşamını idame ettirmek için mücadele etmesini, kendini savunmayı, çoğalmayı, kendini yenilemeyi öğrenmektedir.

Önceleri birey olarak yaşayan hücre, daha sonra aynı ortamda bulunan diğer hücrelerle birlikte yaşamayı, iş birliğini, müşterek yaşam mücadelesini, görev taksimini, görev taksimine uygun olarak şekillenmeyi, müşterek bilinçlerin verdiği talimatlar doğrultusunda hareket etmeyi ve ettirmeyi öğrenmekte, birden fazla hücreden meydana gelen sonsuz çeşitteki Bitki ve Hayvan bedenleriyle değişik ortamlarda, değişik şekillerde, değişik zamanlarda sonsuz maceralar yaşayarak tecrübe kazanmakta yani Evrim yapmaktadır.

*Daha sonra gittikçe büyüyen Beyne sahip Hayvan bedenleriyle Evrim başlamakta, milyarlarca hücreden meydana gelen Bedene, Beyin gücüyle hakim olma çalışmaları ve zorlu kaba madde ortamında birbirinden değişik hayatta kalabilme, üreme mücadelesi başlamaktadır.

Bu mücadele de Galibiyetler ve Mağlubiyetler yaşamakta, Acılar ve Sevinçler tatmakta, Benlik duygusu-Şahsiyet kavramı ortaya çıkmakta, Toplu yaşamı ve Toplu yaşamın içindeki kendi yeri hakkında tecrübeler edinmektedir. Liderlik için Güç ve Mücadele gerektiğini öğrenmekte, Gücün kudretini ve nimetlerini tanımaktadır.

Genel olarak Hayvan bedeniyle Evrim, Yaratıcılığın yani Tanrısal özelliğin-Tanrısal kabiliyetin keşfine kadar sürmektedir. Bedensel kabiliyetin yetmediği bir olayda-ortamda, başka bir maddenin yardımını düşünebilmek ve başka bir maddeyi yardımcı olarak kullanabilmek, Yaratıcılığın-Tanrısal Gücün keşfidir. Hücrenin biyolojik Bedeniyle bütünleşerek, Bilinç Evrimine geçebilmesi de 7 Evrelik bir zaman sürecinde olmaktadır.

3. cü EVRİM BOYUTU : DÜNYA' dır.
*Dünya, İnsan Bedeniyle Bilinç Evriminin başladığı noktadır. Biyolojik Beden içinde kaynaşarak Bütün olan (Enerji+Hücre) Varlık, 3.cü bir Enerji ile aşılanır.

Bu Yüksek Benliğin direkt bağlantısıdır. 3.cü Boyuttan => 7.ci Boyuta kadar olan Evrim, BİLİNÇ EVRİMİ olarak adlandırılır. Dünya, 1.ci Evrim Boyutu ile 2.ci Evrim Boyutunun ve 3.cü Evrim Boyutunun birbirlerini görerek, müşahede ederek yaşandığı bir Gezegendir.

4.cü Boyut dahil diğer üst Boyutlar, kendinden alt boyutları her zaman müşahede etmekte, izlemekte ve her vesileyle onların hür iradelerine müdahale etmeden, Şuurlarının yükselmesine yardımcı olmakta ancak kendilerini gizlemektedirler.

*Bilinç Evrimi şudur. İnsan Bedeniyle Dünyada var olan varlık, Ruhsal ve Rabsal Plan tarafından 9 katmanlı bir Eğitim programına alınır. Buna Bilinç Evrimi veya OMEGA Evrimi denmektedir.

Omega Boyutlar ötesi bir yansıma merkezidir. Bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün enerjileri, bilgileri, düşünceleri, frekansları, sesleri, renkleri ve fenomenleri bulunduğumuz ortamlara aktaran Omega' dır.

 Rabsal ve Ruhsal Boyutlar Omega' dan aktarılan plan ve programlar çerçevesinde eğitici, yetiştirici ve denetleyici görevlerini yaparlar. 9 katmanlı Omega Eğitiminden sonra İnsan, Evrensel Gerçekleri idrak ederek, Evrensel Bütüne hizmet edecek Bilinç seviyesine ulaştırılır. Omega Bilinç Evriminde Dünya giriş, Satürn çıkıştır. Yani Dünya'da bilinç Evrimine başlayan bir İnsan Güneş Sistemimiz içerisinden çıkmadan Evrimini bitirerek Hakiki İnsan olmaktadır.


*3.cü Boyuttan 6.cı Boyuta kadar (6.cı Boyut dahil) yapılan Bilinç Evrimine, Düz Üçgen Evrimi veya Yatay Evrim denir. Düz Üçgen Evriminde, Tanrısal-Dinsel doktrinler yansıtılır. Düz Üçgen Evriminde, İnsanlar Tanrılarına sığınırlar. Her vesileyle onun yardımını isterler. Tanrısal düşüncelerle Tanrısal enerjiler çekerek frekanslarını yükseltirler. Buna Tanrının Cemal Düzeni denir. Düz üçgen Evrimi, Dinsel öğretiler yoludur. İnsanlar, Dini doyuma ulaşınca Düz Üçgen Evrimi biter. Düz Üçgen Evrimi sonunda İnsan Enel Haklık bilincine Tanrı Benim bilincine ulaşır.
*7.ci Boyutta yapılan Bilinç Evrimine ise Ters üçgen Evrimi veya Dikey Evrim denir. İlim ve Bilim yoludur. Dinsel Boyuttan Evrensel Boyuta geçiştir ve zor imtihanları vardır. Ters Üçgen Evrimi, Tanrının Celal düzenidir. Herkesin gerçek Bilinci-Gerçek Evrimi, Akıl ve İlimle çözeceği derslerle ortaya çıkarılır. Ters Üçgen Evriminde, Evrensel Gerçekler anlaşılır ve Bütünün Sonsuz Şuuru idrak edilir. Ters Üçgen Evrimi sonucunda İnsan Vahdet bilincine-Birlik bilincine ulaşır.
*Ruhsal Bilgilerde Alfa giriş - Omega çıkış cümlesi çokça kullanılır. Hz. İsa'nın Ben Alfa'yım, Ben Omega'yım  sözü de çok bilinmektedir. Cümlede belirtilen Giriş Kapısı Alfa, Dünya'dır. Zira 1.ci katman Omega enerjileri Dünya'da alınmaya başlanmaktadır. Çıkış kapısı ise Satürn'dür.

Çünkü Omega Evriminin son katmanı olan 9.cu katman Omega enerjileri Satürn'de alınmakta ve Omega Bilinç Evrimi Satürn'de son bulmaktadır. Cümle aynı zamanda Dünyada başlayan Evrimin, Güneş Sistemimiz içinde bitirildiğini açıklamaktadır.

*Omega Bilinç Evriminde 3 aşamalı Bilgi verilmektedir.

1.ci aşamada 7 kat Yer Bilgisi alınır. 7 Kat YER Bilgisi HEPLİK Boyutunun bilgisidir. Heplik Boyutu 7 katmandır. Ayrıca her katmanda kendi içinde 7 katmandır. Yani Heplik Boyutu iç içe 49 katman halindedir. İlk 7 kat yer bilgisi, İrşat ve Tekamül yoludur. İlahi yoldur. Tanrısal Doktrinler yoluyla Dini öğretiler kavranır ve Dini Miraç yapılır. (Miraç, Bilinç aşaması anlamındadır.)

*2.ci aşamada 7 kat GÖK Bilgisi alınır. 7 kat Gök Bilgisi HAYAT Boyutunun bilgisidir. Hayat Boyutu da 7 katmandır. Her katmanda kendi içinde ayrıca 7 katmandır. Dolayısıyla Hayat Boyutu da iç içe 49 katman halindedir. İlk 7 kat Gök Bilgisi, İlim ve İrfan yoludur. İlim ve Bilimle Gerçekler kavranarak Bilinç Miracı yapılır
*3.cü aşamada 7 kat EVREN Bilgisi alınır. 7 kat Evren Bilgisi HİÇLİK Boyutunun bilgisidir. Hiçlik Boyutu da 7 katmandır. Her katmanda kendi içinde 7 katmandır. Dolayısıyla Hiçlik Boyutu da iç içe 49 katman halindedir. İlk 7 kat Evren Bilgisi, Düzen, Nizam ve Disiplindir. Hakikatin aynasıdır. Akıl ve Vicdanla Evrensel Bütün ve Sonsuz Şuur tam olarak idrak edilir. Evrenin Sistemi, Nizamı ve Düzeni kavranarak Evren Miracı yapılır.
*Gelelim Dünya'ya, Dünya aslında bir okuldur. Dünya önce Ahlaki esasların, Sevginin, Saygının, Hoşgörünün, Sabrın ve Tevazu' nun öğrenildiği, Sonra da İlim-Bilim ve Disiplin yoluyla Bütünün ve Bütüne Hizmetin idrak edildiği bir Bilinç Okuludur. Dünya da tatbik edilen öğretim sistemi = Tanrısal Sistemdir.

Yani Dünyada İnsanlar Tanrısal Bilinçle şartlandırılarak, Dinsel doktrinlerle yetiştirilmektedir. Öğretim metodu ise Tedriç Nizamıdır. Yani İnsani Bilinçlerin gelişmesine göre Bilgiler ve Gerçekler yavaş yavaş aktarılmaktadır. Dini doktrinler, İnsanın Özünü-kendini tanıması için bulunmuş en kısa metottur.

*Bizim içinde bulunduğumuz GÜRZ' de Tanrısal eğitim sadece DÜNYA' da yapılmaktadır. GÜRZ içindeki diğer 3.cü Boyut varlıkları, Tanrısal doktrinlerle değil Teknolojik metotlarla, İlim ve Bilim yoluyla yetiştirilmektedir.

Varlıkların Bilinçlerinin yükseltilmesi demek olan Evrim için kullanılan, Metot ve Planlar Sonsuz çeşittedir. Ancak hepsi SİSTEM'e bağlı olarak ve SİSTEM'in nezaretinde tatbik edilmektedir. İçinde bulunduğumuz Güneş Sistemindeki, Evrim Metodu, "Dinsel Öğretilerle-Dinsel Doktrinlerle" bilinçlerinin yükseltilmesi metodudur.

*3.cü Boyutta Biyolojik bir bedenle yaşanır. Dünya, Kaba madde ortamıdır. Sis ortamıdır. Ulaşılan Bilgiler ve Sonuçlar hep flu'dur. Net değildir. İnsanlar (Kendi Bilinçlerine göre) verdikleri doğru veya yanlış kararlar sonucunda kendi Gerçeklerine ulaşırlar. Dünya, aynı zamanda Dualite boyutudur.

Dünya'da her şey zıddı-tersi ile birlikte bulunmaktadır. Dünya, aynı zamanda izafi-subjektif bir alandır. Yani Gerçekler, Herkesin mevcut Bilgi ve Bilincine göre değişiktir. Herkesin Gerçeği kendi Gerçeğidir.

*3.cü Boyut Ölüm boyutudur. Dünyada doğan Herkes Ölümü tadar. Dünya aynı zamanda Reenkarnasyon bölgesidir. Yani Dünyada Bilinç Evrimine başlayan kişiler defalarca yeni doğuşlar yaparak, tekrar tekrar Dünyaya gelerek, Evrimlerine devam ederler. Hiç kimse tek seferde Evrimini bitiremez. Dünyada İnsan silinmiş hafıza yaşar. Geçmiş yaşam kayıtları, İnsanın Öz'ünde ve DNA kayıtlarında mevcut olduğu halde İnsan bu bilgilere hiç bir zaman net olarak ulaşamaz.

Ancak bu kayıtlar hücresel vibrasyon olarak perde arkasından Bilinci etkiler. Dünya'da İnsan Ruhsal Enerjisine, Gümüş Kordon denen Enerji ipliğiyle, Beyninin odak noktasından bağlı olarak bulunur. Bedenin yaşamasını sağlayan Ruhsal Enerjidir. Ruhsal Enerjinin kesilmesi fizik bedenin ölümüdür.

Ölüm sinyali çalan her İnsanın durumu, Hami dostları, Eğiticiler, Yöneticiler tarafından tetkik edilmekte, Evriminin neresinde olduğu, neler yaptığı, neleri yapamadığı, görevini bitirip bitirmediği, başkalarının ona ihtiyaç derecesi, ek bir süreye ihtiyacı olup olmadığı gözden geçirilmekte , duruma göre Hayatı bitirilmekte veya kendisine ek bir yaşam süresi daha verilmektedir.

Biz Ölen kişinin yok olduğunu zannedersek de, Ölen kişi aslında çok seyyal bir maddeden yapılmış Fizik Bedenle Spadyum denen bir Bölgeye çekilmekte, Spadyum ile Dünya arasında defalarca gide gele Bilinç Evrimini bitirmeye çalışmaktadır.

*Not. Dünya boyutunda tatmak zorunda kaldığımız Ölüm aslında bir aldatmacadır. Gerçekte Ölüm diye bir şey yoktur. Çünkü var olan Enerji hiçbir şekilde yok edilemez. Enerji sadece Şekil değiştirir. Ölen (İşlevini kaybeden) yaşarken kullandığımız bir araç olan Fizik Bedendir. Fizik Bedenin duvarları arasında yaşayan gerçek Biz, yani Öz, yani Yüksek Benliğimizin kendi Öz Parçası, Ölümsüzdür.

 

Ölüm anında her şey aydınlanmaya ve parlamaya başlar. Kaba madde yoğunluğundan ve ızdırabından çıkılır, hafifler ve yükseliriz. Derin bir mutluluk, huzur ve asudelik hissedilir. Ucunda parlak bir Işık olan tünelden hızla çıktığımızı algılarız.

 

Önce Tüm Bilincimize, Aklımıza ve Duygularımıza sahip Işık varlık haline dönüşür ve Her şeyin Beyaz Işık tonları olarak algılandığı bir Enerji Aleminin içine dalarız. Sonra Mevcut Bilincimizin gücü seviyesinde, seyyal Eterik maddeden kendimize beden ve kıyafetler yaratır, çevremizi de tahayyülümüze göre oluştururuz. Yine Bilinç seviyemizin tayin edeceği süre içersinde Spadyum katmanlarına veya yeterli isek diğer üst Boyutlara Işık hızıyla çekiliriz.

*3.cü Boyutta kalması gereken yani Dünya Evrimine devam edecek olan kişi, Ölümünden hemen sonra mevcut Bilinciyle fakat Eterik Bedenle (Fizik Bedene göre daha seyyal maddeden yapılmış Bedenle) ortaya çıkmaktadır.

 Eterik Beden, Dünya gözüyle görülmemekte, Dünya maddesine hiç bir etki yapmamakta, Maddeyi tutamamakta, Maddenin içinden geçmektedir. Ölüm sırasında, ölen kişi fizik bedenin ağırlığından kurtulmuş olarak her şeyi görmekte, algılamakta ancak yakınlarına-sevdiklerine ölmediğini, yanlarında olduğunu, bildiğimiz fiziksel etkilerle anlatamamaktadır.

*Dolayısıyla Ölen kişi artık kaba madde Dünyasının kendi yeri olmadığını anlar. Ölen kişi, fiziksel olarak öldüğünü tam olarak idrak ettikten sonra (Genelde Fizik Bedenin toprağa verilmesinden sonra) Spadyum tarafından çekilmekte, İnsan kendini karşılayan Hami dostlarıyla-Yakınlarıyla beraber Spadyum' un kendi frekansına uygun katına ulaşmaktadır. Orada geçmiş yaşantısını Rehber varlıklarla beraber irdelemekte, aldığı ve alamadığı dersleri gözden geçirmektedir.

Dünya'da Bedenli iken yaptıkları kendi Vicdanında kötü izler bıraktıysa üzülmekte, pişman olmaktadır. Eğer negatifleri fazla ise uzun süre dinlendirilerek, yeni enerji takviyeleri yapılarak arındırılmaktadır. Yaptıkları olumlu ise sevinç ve mutluluk duymakta, Üst Varlıklar tarafından daha ileri seviyeler için bilgilendirilmekte ve hazırlanmaktadır.

*Spadyum da, alevlerin ve zebanilerin yer aldığı bir CEHENNEM ile Hurilerin içki sunduğu, Mensuplarının yan gelip yattığı bir CENNET bulunmamaktadır. Ancak bunlara veya başka şeylere inanarak yaşayan bir İnsan öldüğünde, İnandığı ortam çevresini sarmaktadır. Rehber varlıkların ve Yakınlarının telkinleri sonucunda, Bu ortamı kendi zihninin yarattığını algılayarak uyanması -Bilincine bağlı olarak- uzun bir süre almakta, Kişi de Evrim yolunda zaman kaybetmektedir.

Aynı şekilde İnsanlara kötülük yaptıran Şeytan-Cin-İblis diye adlandırılan varlıklarda yoktur. Dünyamızdaki Evrim, Pozitif tesirlerle ve Tanrısal Sistemle yapılmaktadır. İçinde bulunduğumuz Heplik Boyutu, bir Dualite boyutudur. Her şeyin bir zıddı vardır. İnsan Dünya'da Pozitif ve Negatif tesirlerle iç içe yaşamaktadır. Tanrısal Sistemle Evrim yapan İnsanların, Negatif tesirlere girmemesi için, Negatif tesirlerden uzak durması için, Negatif tesirler (Dini öğretilerde) Cin ve Şeytan tesiri olarak tanıtılmıştır.

*İnsan, Spadyum da mevcut Bilinci nispetinde ; etrafındaki rehberlerin, eğiticilerin, dostların, birlikte olduğu diğer varlıkların ve çevresindeki Düzenin farkına varmakta ve Bilinç seviyesi yeterli ise buraları dolaşmakta, diğer varlıklarla temas kurmaktadır. Yine Bilinci yeterli ise bir alt katman Varlıklarına yardımcı olmaktadır. Ayrıca orada kaldığı sürece de Kendisi de devamlı eğitilerek, gelecek yaşam planlarının seçimini ve hazırlıklarını yapmaktadır.

Bilgi Kitabında, Spadyum' un nerede olduğu konusunda açık bir ifade yoktur. Ancak Spadyum' un 3.cü Evrim Boyutunun katmanı olduğu ve 3.cü Evrim Boyutunun da Dünya'da olduğu belirtilmektedir. Yani açık olmayan bir ifade ile Spadyumun Dünya'da olduğu bilgisi verilmektedir. Diğer Ruhsal Kaynaklarda ise Spadyum'un Dünya' nın içinde olduğu, Dünya ile iç içe bulunduğu açıkça bildirilmektedir.

*Varlık, ilk olarak İnsan bedeniyle Dünya'da beden kazandığında Ruhsal Boyut tarafından kendisine bir dosya-bir arşiv açılmakta, İnsanın tüm yaşamları anında buraya kaydedilmektedir. Bu Akaşik kayıtlara paralel olarak İnsanın bütün yaşamları hücresel olarak da anında kayıtlanmaktadır. İnsan Dünya'da bedenlendiğinde, Beyin hücreleri tüm geçmiş yaşamlarının bilgilerini ihtiva etmekte ancak İnsan büyüdükçe, bu kayıtlar kapanmakta sadece hücresel vibrasyon olarak insana etkide bulunmaktadır. İnsan frekansını-bilincini yükselttikçe (Perde arkasından da olsa bu bilgilerine) ulaşabilmektedir.
*Heplik Boyutunu ve Heplik Boyutu içersinde bulunan bütün mevcudatı yaratan, Hayat Boyutunda var olan Adem ve Havva'lardır. Adem ve Havva'lar Atomlardan, tek hücreliden çok hücreli Bitki ve Hayvanlara ve İnsanlara kadar bizim canlı ve cansız diye ayırdığımız bütün mevcudata, Ruhsal Enerji vasıtasıyla bağlanmakta, hem bağlandığı mevcudata yaşam enerjisi vermekte, hem de bağlandığı mevcudatın her anını hissetmekte, onunla birlikte bütün duygularını yaşamaktadır.

Aynı zamanda bağlandığı mevcudata yapmasını istediği işlere doğru sevk etmek için tesirler-impulse' lar göndermektedir. Yüksek Benliklerimiz olan Adem ve Havva'lar , böylece Işık Bedenleriyle tutamadıkları Kaba madde alemini tanımakta, sınamakta ve deneyim kazanmaktadır. Dinsel doktrinlerde yer alan "Yaradan size şah damarınızdan daha yakındır." cümlesinin anlattığı budur. Uzun deneyimler sonucunda kademe kademe Bilinç kazanan Bedenimiz, yani Biz her zaman içimizde bulunan Yüksek Benliğimizle, bire bir temas kurabildiğimizde Evrim bitmektedir. Diğer bir anlatımla Fizik Bedenimizin frekansı, Bedenimizi yaratan Yüksek Benliğimizin frekansına ulaştığında Evrim bitmektedir.

Ruhsal Bilgilerde, İnsanın kendini tanıması, İnsanın Özüne ulaşması, İnsanın Yüksek Benlik olması cümleleriyle izah edilen husus budur. İnsan ise Bilincinin açıklığı nispetinde, Yüksek Benliğinden gelen dürtüleri, Öz istek veya Vicdan sesi olarak olarak algılamaktadır. Vicdan dediğimiz, Arzu dediğimiz, Karşı Koyulmaz İstek dediğimiz bu dürtüler, İnsanı Doğrulara, Mutluluğa, Gerçek Evrim dersleri alacağı Olaylara ve Ortamlara sevk etmeye çalışmaktadır.

Onun için Dünya ortamında VİCDAN rehber, AKIL yolumuzu gösteren-aydınlatan fener'dir. Aklımızı, Vicdanımızı ve Algılarımızı yükselten-kuvvetlendiren de BİLGİ, Bütüne ve parçalarına hissedilen SEVGİ' dir

*Not. Yüksek Benliğin, İnsan Bedeni içersine aktardığı-bağladığı Şuuru ve Enerjisi ; İnsan Bedenini yönetebilmek için Enerjisini gittikçe azaltmak, Enerjisini azaltmak için de gittikçe kabalaşan Kılıflara-Bedenlere kendini sarmak zorundadır.

 

Yüksek Benlik, bu şekilde 7 kılıf içine girerek İnsan Bedenini yönetecek Enerji düzeyine inmektedir. İnsan Bedeni içersindeki Şuur ve Enerji, Yüksek Benliğin kendi Şuur ve Enerjisi olmasına rağmen, İnsan Bedeni içersindeki Öz, adeta geldiği Yüksek Benlikten kopmakta, Kaba Madde ortamının kesafetinden dolayı Geldiği kaynakla irtibat kuramamakta, Öz Bilgilerini unutmakta ve ayrı bir Şahsiyete bürünmektedir.

 

Yüksek Benlik ise İnsan Bedenine tahsis ettiği öz parçasını her an , hissetmekte-görmekte-onunla birlikte yaşamaktadır. Ona  tesirler göndererek uyandırmaya, kaynağını hatırlatmaya çalışmaktadır. İşte Evrim, başka bir Şahsiyete bürünen ve Esas Kaynağını unutan Yüksek Benlik parçasının, İnsan Bedeniyle birlikte frekansını-enerjisini yükselterek, Esas Yüksek Benliğin titreşimine ve enerjisine ulaştırma gayretleridir.

 

Hepimiz, bütün mevcudat Tanrıdan-Yaratandan birer Parça'yız. Bundan dolayı Hepimiz Fiziğimiz-Bilgimiz-Seviyemiz-Bilincimiz-Fikirlerimiz-Fiillerimiz ne olursa olsun, Sevgi ve Saygı görmeye-göstermeye layık varlıklarız.

*Kapalı hafıza-silinmiş hafıza ile yapılan Dünya Evrimi çok zor bir Evrimdir. Onun için İnsanlar burada hiçbir zaman yalnız bırakılmazlar. İnsanın çevresinde anne, baba, arkadaş, dost, çalışma arkadaşı şeklinde Fiziksel Bedenli Koruyucuları-Öğreticileri olduğu gibi, Herkesin en az 2 tane de Ruhsal Plandan görevli eterik bedenli Hami Dostları bulunmaktadır.

 

Bedenlenen varlığın yapacağı görevin önemine göre, bu kadrolar daha da kalabalık olabilmektedir. Hami Dostlar her zaman korudukları İnsanın yanındadır. Hami Dostlar, İnsanın hür iradesine hiçbir zaman karışmazlar, Hami Dostlar İnsana, Kaderi planına, Karmasına, Görevlerine uygun doğru yolu telkin ederler, Sevgi, Sabır ve Moral tesirleri gönderirler. Ve koşulsuz severler.

*Dünya günde 24 saat öğretim yapan bir okuldur. Dünyada yaşayan her İnsan Hem Öğrenci-Hem Öğretmendir. İnsanlar yaşadıkları olaylarla hem kendileri bir şeyler öğrenirler, hem de başkalarına bir şeyler öğretirler. Olaylarda doğru-yanlış yoktur. Hep Ders vardır. Aldığı Dersi idrak edene , O ders tekrarlanmaz. Onlar yeni Derslere geçerler. Ancak alınan Ders idrak edilemezse, olay şiddetlenerek tekrar eder.

 

Yine anlaşılamazsa fırtına olur dersi alamayanı yerden yere vurur. İdrak edilemeyen Derse, KARMA denir. Karma idrak edilinceye kadar otomatik olarak tekrar eder. Olaylardan Dersini alan Sakin ve Mutludur. Dersini alamayan sıkıntılı, mutsuz ve arayış içersindedir.

 

 Dersleri idrak etmek-çözmek için AKIL ve VİCDAN lazımdır. Akıl ve Vicdan için BİLGİ lazımdır. Bilgi için okumak, araştırmak, sormak ve düşünmek lazımdır.

*Kapalı hafıza ile zorlu bir Bilinç Evrimi yapmakta olan İnsanlığa yardımcı olmak üzere Ruhsal ve Rabsal Boyutlar çeşitli kanallardan çeşitli bilgiler yansıtırlar. Özellikle Ana kanal olan ALFA kanalından tüm İnsanlığa Dini tesirler, Sevgi tesirleri ve Bilgi tesirleri gönderilmektedir. Bu tesirler Dünya kulaklarıyla işitilmeyen ancak içeriden hissedilen dürtülerdir.

 

İnsanlar Bilinçlerine ve Frekanslarına göre bu tesirleri sezgisel olarak algılarlar. Düşünce üretirler. Beyinlerde yaratılan her düşünceye uygun tamamlayıcı ek tesirler yine bu kanallardan sevk edilir. İnsanların Düşünce zinciri oluşturması sağlanır. Bu şekilde İnsanlara ihtiyaçları olan Bilgiler aktarılır ve Yönler gösterilir. İnsanlar bu tesirleri algılayarak tatbikata aktarırlar, İlim, Bilim, Sanat, Düşünce, İcatlar, Moda, Sosyal yaşamda değişikler yapar, yenilikler getirirler.

*Evrim yaptığımız 7 Boyutun her biri kendi içinde 7 katmandır. Yani 1.ci Boyut olan Enerji Evrimi de , 2.ci Boyut olan Hücre Evrimi de kendi içinde 7 katmandır. 3.cü Boyut olan Dünya Evrimi de 7 katmandır.

İnsan Dünya ile Spadyum arasında gide gele Spadyumun 7 katmanının Evrimini yapar. Başlangıçta Dünya ile Spadyum arasında otomatik olarak uygulanan "yeniden bedenlenmeler" daha sonraları bilinçli seçimlerle, kaderi planlarla ve yaratılan karmalara uygun programlarla yönlendirilir. Evrim yolunda fevkalade başarılı olan bir İnsan dahi minumum 7 kez bedenlemek durumundadır.

*3.cü Evrim Boyutundaki 7 katman şunlardır. Yani Spadyum'un 7 katmanı şunlardır.

 1-Bilinçsizlik Katmanı : Teşevvüş yani karışıklık ortamıdır. Burası Yüzer enerji havuzudur. Buradaki Varlıklar Ölümlerinden sonra ne olduklarını, nerede olduklarını henüz kavrayamamaktadır. 2-Şuurlanma Katmani : İlk Evrim ışığı alındığında ulaşılan katmandır. 3-Bilinç Katmanı. 4-İdrak Katmanı. 5-Şekil İbadeti Katmanı. 6-Gönül İbadeti Katmanı. 7-Bilinç İbadeti Katmanı.

*Dünya'da sadece Evrim yolunda olan İnsanlar bedenlenmezler. Her türlü Evrimini bitirerek, Hakiki İnsan olmasına rağmen Dünya İnsanlarına yardım etmek için, İnsanlığı irşat etmek için, İnsanlığa hak ettikleri bilgileri ve teknolojiyi yakın plandan aktarmak üzere , Rabsal ve Ruhsal Boyutlarda görev kademelerine ulaşmış varlıklarda, Dünyada yapacakları çeşitli görevler için beden kazanmaktadırlar.

Ayrıca Dünyamız Evrim yolunun ilk giriş kapısı olduğu gibi, son çıkış kapısı olarak da imtihan boyutudur. Heplik Boyutu Evrimini bitirmeye aday olanlar son defa Dünya'da kapalı hafıza ile bedenlenerek, Bütüne Hizmet imtihanlarını Dünya'da vermek zorundadır.

*İnsanoğullarını yaratan Adem ve Havva'larda Dünya'da bedenlenerek İnsanlarla birlikte yaşamışlardır. MİTOS efsanelerinin çıkış kaynağı bu bedenlenmelerdir.

Bazı Adem ve Havva' lar ise, Dünya'da uzun süre bedenli kaldıkları için Tanrısal enerjilerini çekememişler ve kapalı hafıza nedeniyle girdikleri çeşitli Karma' lar sebebiyle Dünya' da muhtelif reenkarnasyonlar yaşamak zorunda kalmışlardır.

Bunların bir kısmının hala Dünya'da olduğu bildirilmekte ve bunlara Kök Irk tabir edilmektedir. İnsan Bedeni, Doğal koşulların etkisiyle çeşitli değişikliğe uğramıştır. Bu değişime Mutasyon denmektedir.

Ancak İnsan Bedeni bugünkü mükemmel şekline mutasyonla birlikte, Dünya dışından aşılanarak ulaşmıştır. İnsan Bedeni, Adem ve Havva'ların Gen'leriyle aşılanmıştır. Aşılanmanın en basit yolu da Tanrı Oğulları ve Kızlarının (Kök Irk' ın) Dünya İnsanlarıyla evlenmesi şeklinde olmuştur.

*Heplik Boyutu içersinde Bilinç Evrimi 2 temel Bilinç esasında yapılmaktadır.

1.ci temel Bilinç = Pozitif Bilinç' tir. Pozitif Bilinç Bütüne hizmet Tanrıya hizmettir esasına dayanır. İnsanın Ego'su, eğitim, öğreti ve iradeyle yok edilir. Bencillik azaltılırken Diğerkam' lık öne çıkartılır. Şahsiyet kazanan, Güç kazanan ve Bilinçlenen İnsanın, ulaştığı güç, bilgi ve imkanı -özgür iradesiyle- topluma, mevcudata ve bütüne hizmet edecek, yararlı olacak tarzda kullanması esastır. Kısaca Pozitif Bilinç, ulaştığı gücü, imkanı ve bilgiyi, Diğerkam'lık yolunda kullanan Bilinç'tir.

 2.ci temel Bilinç = Negatif Bilinç' tir. Negatif Bilinç Kendime hizmet Tanrıya hizmettir  felsefesiyle hareket eder. Bütün değil Ego öndedir. Ben'lik menfaatlerine veya Toplum karşısında azınlık olan Grup menfaatlerine hizmet önceliklidir. Negatif Bilinç, maddeye ve mevcudata güç ve zor kullanarak hakim olur, onları kendi istekleri doğrultusunda kullanır. Ne kadar çok maddeyi ve mevcudatı kontrol altına alarak, kendi emellerine hizmet ettirirse o kadar başarılıdır. Negatif Bilinç, Güç ve kudretini arttırma, isteklerine ulaşma yolunda kademe kademe tüm yolları mübah görebilir. Kısaca Negatif Bilinç, ulaştığı gücü, imkanı ve bilgiyi, Ego yolunda kullanan Bilinç'tir.

*3.cü Boyut Evrimini bitiren İnsanların Bilinç eğilimleri Negatif Bilinç ise negatif 4.cü boyut gezegenlerine transfer edilirler. Bilinç eğilimleri Pozitif Bilinç olanlardan 4.cü Boyuta geçmeyi hak edenler ise Dünya'daki 4.cü Boyut frekans sahasına ışınlanırlar.

 Dünyamızdaki Evrim, Pozitif Bilinç esasında ve Tanrısal Sistem'le yapılmaktadır. Ancak Hür iradeye saygı nedeniyle Dünya'da Negatif Bilince eğilimi olan insanlarda, Negatif Boyutun görevlileri tarafından serbestçe eğitilirler.

Negatif Bilinç yolunda ilerleyen bir İnsana, kendi arzusu olmadan, Pozitif Boyut varlıkları hiçbir şekilde müdahale edemezler. Aynı şekilde Pozitif Bilinç yolunda ilerliyen bir İnsana da (özgür iradesiyle istemediği takdirde) hiçbir Negati Boyut varlığı müdahale edemez. Bu nedenle 3.cü Evrim Boyutunda olan Dünyamız da, Pozitif Bilinç ile Negatif Bilince sahip İnsanlar karışık durumdadır.

Biz fark etmesek de, Evrensel Denge gereği, Dünya üzerindeki Pozitif ve Negatif Bilinçler her periyot da eşit durumdadır. Ayrıca Pozitif Bilinç farkındalığı ne kadar artarsa, Negatif Bilinç farkındalığı da o kadar artmaktadır. Veya Negatif Bilinç farkındalığı ne kadar artarsa, Pozitif Bilinç farkındalığı da o kadar artmaktadır. Yani bir Bilinçteki gelişme otomaktikman karşı Bilinci de geliştirmektedir.

*Dünya'da Evrim yapan İnsanlar Pozitif ve Negatif tesirlerle iç içe yaşarlar. Arzu ettikleri Bilince hizmet edebilirler. Ancak 4.cü Boyuttan sonra Negatif ve Pozitif boyutlar birbirinden ayrılır.

Kutuplar ve Bilinçler daha keskin hale getirilir. İçinde bulunduğumuz Heplik Boyutu Evrimini yani 7.ci Boyut Evrimini bitirebilmek için bütün İnsani Bilinçlerin mutlaka "Tevhit Bilincine-Varlığın Birliği Bilincine" ulaşmaları zorunludur.

*Negatif Bilinç Boyutlarında Evrim yapan bütün varlıklar, Galaksilerinin en üst yöneticileri dahi olsa, Heplik Boyutu Evrimini bitirebilmek için Varlığın Birliği  bilincine ulaşmaları ve Bütüne hizmet etmeleri gereklidir. Bu şekildeki varlıklar, Dünya'mızda bedenlenip kapalı hafıza ile, SİSTEM' i yani Allah'ın Birliğini tanımak ve Bütüne hizmet etmekle yükümlüdür. Bu nedenle Dünya'mıza "Çıkış Kapısı" da denmektedir.
*Bilgi Kitabı'nın belirttiğine göre Dünya 2000 yılından sonra tamamen 4.cü Boyut titreşim sahasına geçecektir. 4.cü Boyuta geçmeyi hak eden İnsanlar Ölümlerinden sonra 4.cü Boyut titreşim sahasına alınacaklar ve Dünya'daki 4.cü Boyutu kuracaklardır. 4.cü Boyut frekansına uyum sağlayamayan 3.cü Boyut İnsanları da yani 4.cü Boyuta geçemeyen İnsanlar da -beden terklerinden sonra- kendi frekanslarına uygun diğer 3.cü Boyut gezegenlerine aktarılacaklardır.

Aynı şekilde Dünya'mızdan, Negatif 4.cü Boyuta geçmeyi hak eden 3.cü Boyut varlıkları da -Ölümlerinden sonra- Negatif 4.cü Boyut gezegenlerine geçeceklerdir. Zira Dünya da 2300 yılından sonra fiilen kurulacak olan 4.cü Boyut tamamen Pozitif Bilinçlerden oluşacaktır.

*Not. Yeryüzündeki bir İnsanın, Enkarnasyon Hayatının, mutlaka tek hücreli bir maddesel ortamdan, çok hücreli kompleks Biyolojik Bedene Bedene ulaşma zarureti yoktur.

 

Dünya maddelerinden müteşekkil, Dünya ortamına uygun İnsan Bedeni ortaya çıktıktan sonra, Ruhsal ve Rabsal Plan, İnsan Bedeninde tekamül etmeye uygun Enerjileri, direkt İnsan Bedeniyle Evrime başlatabilmektedir.

    4.cü EVRİM BOYUTU : CENNET 'tir. (Okumak için tıklayınız.)
    5.ci EVRİM BOYUTU : KARENA 'dır. (Okumak için tıklayınız.)
    6.cı EVRİM BOYUTU : ÖLÜMSÜZLÜK Boyutudur. (Okumak için tıklayınız.)
    7.ci EVRİM BOYUTU : HAKİKİ İNSANLIK KATI'dır. (Okumak için tıklayınız.)
2.cisi = Üst Boyutlardan Alt Boyutlara giriş : (Hazırlanmaktadır.)


Yazım tarihi : 22..06.2001  

Soru ve görüşleriniz için = buzkom@gmail.com
"Bilgi Kitabı" nı temin edebileceğiniz adres için tıklayınız.
www.bilgikitabi.net